Mahalle Kavrami

Geçmiş Zaman 2 Comments »

Mahalleler hangi sokakta başlar, hangi sokakta biter, kim nasıl o mahallenin üyesi olur hiç anlamazdım ama “Aşağı mahalleden çocuklarla maç yapıyoruz, toplanın gidiyoruz” çağrısı ile mahallenin belirli çocukları bir araya gelir maça giderlerdi. Harika birşeydi bir yere ait olma duygusu, hele bir de çok iyi bir futbol takımınız varsa gururla derdiniz “ben …… mahallesindenim”, çocukluk iste. Aynı mahalle içinde kimse kimseye yamuk yapmaz (genelde), diğer mahallelerden birisi canını sıksa seni savunacak abilerin vardır, maçlardan sonra arkadaşça gidip (mucizevi bir şekilde cebinde para varsa) kolanı içer, dondurmanı yerdin, en güzeli de arkadaşların vardı, her an yanında olabilecek. O zamanlardan canımı en çok sıkan şey işlik çalamamaktı. Evden çıkan işaret ve başparmağını ağzına götürüp tız bir işlik çalardı; böylelikle bunu duyan diğer çocuklar ıslıkla cevap verip yerlerini bildirirler ve buluşurlardı (GPS sisteminin ilk uygulanısı buydu sanırım). Ben işlik çalamadığım için sağda solda dolaşıp milleti arardım, delikanlılık ayağına bağıra çağıra da kimseyi arayamadığımızdan tabanlar biraz şişerdi.

Çocuklar dışında, mahallenin amcaları, teyzeleri, hemen her gün gidip geldiğiniz komşuları, delileri, türlü türlü karakterleri olurdu. Misal, boksör amcamız vardı, alkolik, evlerinden yüzlerce şişe çıkarırdı her hafta sonu, bunları satar, yeniden alkol alırdı kendisine. Ayık olduğu zamanlar (haftada 1-2 saat) bizi toplar boks öğretirdi; al gardini, koru yüzünü, söyle vur, böyle savun vs. vs.

Sanırım benim ki mahalle ve komşuluk kavramının son tatlı dönemlerini yaşayan kuşakti.

Sen Neymissin Be Amerika!

Geçmiş Zaman 1 Comment »

Küçükken (yaş 30) Amerika hakkında neler neler duyardık. Orada yaşayanlar o kadar zengin insanlarmış ki arabalarından en ufak bir arıza meydana geldiğinde hatta ve hatta çizildiğinde bile çöpe atarlarmıs! Televizyonmuş, radyoymuş, videoymuş, ne olursa olsun, en ufak bir arızada bile çöpe atılırmıs. Yani, oraya bir gitsek, çöpten aldıklarımızı elden çıkarıp bile zengin oluruz düşüncesi kaplardı beyinlerimizi.

Antec P180 - Sahip olduğum en sessiz bilgisayar kasası

Urun Inceleme 9 Comments »

Antec P180Bu kasa sadece benim bugüne kadar sahip olduğum en iyi kasa değil, ayrıca bugüne kadar üretilmiş en sessiz kasa. Antec firması kurulduğu günden beri sessiz kasa üretimi üzerinde çalışan bir firma. Antec P180 ise gelebildikleri en üst nokta. Bu kasayı almadan önce yaklaşık beş gün boyunca ciddi bir araştırma yaptım. Yerli ve yabancı bir çok kaynakta onlarca bilgisayar kasası hakkında yorumları okudum ve Antec P180′in benim ihtiyaçlarım için en iyisi olduğuna karar verdim.

Size kısaca özelliklerini yazayım;

Kasada başlıca altı adet sabit disk yuvası, dört adet 5.25″ donanim yuvasi ve bir adette floppy drive için tasarlanmış yuva bulunuyor. Kasa iki parçaya bölünmüş. Üst tarafa anakart, dört adet 5.25″ donanim ve iki adet sabit diskinizi takabiliyorsunuz. Alt alan kendi içinde 120mm lik bir fan ile ikiye bölünmüş. Fanın sağ tarafına dört adet sabit disk, sol tarafına da güç kaynağınızı takabiliyorsunuz.

Kasanin tabanınan yerleştirilmiş güç kaynağı: Dikkat ettiyseniz bilgisayar kasalarında güç kaynakları hep kasanın en üstünde mikro işlemciye yakın yerde konumlandırılmışlardır. Antec P180′de güç kaynağının kasanın tabınında olmasının nedeni güç kaynağını mikroişlemcinin yarattığı ısıdan uzak tutup fan hızını en aza indirmek. Malum bir çok güç kaynağı ısınmaya göre fan hızını ayarlayabildiğinden kasanın tabanındaki bir güç kaynağı fan hızını en az seviyede tutup kendini istenilen sıcaklıkta tutabilecektir. Bu güç kaynağınızın eskiye oranla daha sessiz çalışmasını sağlayacaktır.

Yumuşak plastik tamponlar içine yerleştirilen sabit diskler: Sabit disklerinizin bilgisayarınız çalıştığı süre boyunca sürekli değişen hızları belki siz farkında olmasanız bile bilgisayarınızdaki ciddi gürültü çıkaran unsurlardan biri. Alüminyum yuvalara yerleştirilen sabit diskleriniz yüksek titreşimlere neden olduğundan hem yüksek sese neden olmakta hemde titreşen sabit disk datalarınız için tehlike oluşturmaktadır. Antec P180′de tamamen plastik tamponlar içine yerleştirilen sabit diskler hem başlıca gürültü kaynaklarından biri olmayı bırakır hemde titreşimin olmamasından dolayı daha uzun ömürlü olurlar.

Üç kat kasa kaplaması: Alüminyum-Plastik-Alüminyum şeklinde üç kat üstüste preslenmiş kasa kaplaması içerdeki sesin çok büyük bir kısmını tamamen olmasada kesiyor.Antec P180

Üç adet 120mm fan: ışte benim en sevdiğim özelliklerden biri. Mikroişlemcinin iki yanında ve sabitdisklerin arkasında olmak üzere toplam üç adet hızları ayarlanabilir fan. Fanlar en düşük hızda çalışırken bile işlevlerini rahatça yerine getirebiliyorlar ve sesleri kesinlikle rahatsız edici boyutta olmuyor. En yüksek hızlarında kullandığım bir günlük süre boyunca hiç uyuyamadığımı farkettiğim an en düşük hızlarına getirdim. Herhangi bir performans sorunu yaşamıyorum ve şu anda gece uyurken sizi rahatsız edemeyecek kadar sessizler.
Ayrıca isteğe bağlı olarak kasa üzerinde toplam üç tane daha 80mm fan için tasarlanmış boşluk var. Eğer mevcut fanların yeterli olmayacağını düşünüyorsanız Antec size bu imkanı da sunmuş.

Entries RSS Comments RSS Giriş

Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
Bu sitedeki bütün yazılar
Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
altında tescillidir.