Indigo ProphecyPlaystation2 icin son zamanalarda cikan en guzel oyunlardan bir tanesi Indigo Prophecy. Hem konusu, hem karakterleri hem de oynanis sekli ile bence neredeyse devrim niteliginde bir oyun. Bugune kadar sinema filmi tarzinda cok oyun cikti piyasaya. Eski zamanlardan Phantasmagoria, Gabriel Knight serisi gibi. Fakat bu oyun bu konuda kendinden onceki orneklerin hepsini gecmis kanimca.
Oyunda -en azindan oyunun basinda- New york’da calisan bir IT yetkilisini oynuyorsunuz. Acilista sebebini bilmediginiz bir sebepten dolayi bir restaurant’in tuvaletinde bir cinayet isliyorsunuz. Oyunun ilk bastaki amaci bu cinayeti neden islediginizi bulmaya calismak. Ancak, bu konunun sadece basi tabi ki.

Daha ilk baslardan film tarzi bir oyun oldugunu anlayacaginiz bolumler basliyor. Cinayeti islediniz, fakar restaurant’da oturan bir polis memuru var, memur yerinden kalkip tuvalete dogru yurumeye basliyor. Indigo Prophecy’de bu anda, daha sonra da cok ornegini goreceginiz split-screen devreye giriyor. Ekranin bir kosesinde polis memurunu yaklastigini gorurken, oyun ekraninda ne yapacaginiza karar vermeniz gerekiyor. Cesedi saklayip izleri mi sileceksiniz, yoksa kosarak kacacak misiniz? Bu ve bunun gibi kararlar oyunun ilerleyisini etkileyecekler. Indigo Prophecy

Bu ilk episode’u atlattiktan sonra yeni karakterler ile tanisacaksiniz. Iki tane polis memurunun cinayet mahalline gelmeleri ile, oyun kisilik degistirmeye basliyor. Biri kadin digeri erkek bu iki polis de oyunda oynayacaginiz karakterler olacaklar.
Zaman icerisinde bu olayin her iki tarafindaki kahramanlari da oynayarak -hem cinayet isleyen genc adami hem de polisleri- olayin iki tarafini da oynayacak ve ironik bir sekilde oyunu ne kadar iyi oynarsaniz, diger oynadiginiz karakterin isini o kadar zorlastiriyor olacaksiniz :)

Oyunun film benzeri kisimlari point and click adventure tarzinda gittiginiz mekanlarda ipucu toplayip bulmaca cozmek seklinde gelisirken, oyunun aksiyon kisimlarinda da alisagelmedik bir yontem kullanilmis. Oyunda kacma kovalamaca gibi sahnelerde karakterin hareketlerini birebir kontrol etmek yerine ekranda cikan yon ve dugme kombinasyonlarina hizli bir sekilde tepki vererek yonlendirme durumundasiniz. Bazi bolumlerde ozellikle guc gerektiren (binadan sarkma, ruzgara karsi yurume) gibi hareketler cok hizli ve seri L1+R1 gibi kombinasyonlar yapmayi gerektiriyor, ve bu bolumler gercekten de sizi fiziksel olarak yoruyor.
Oyunun konusu cok degisik olmasinin disinda, karakterler de dublaj da cok basarili ve bir cok yan aktivite ile kimi zaman ic SIKICI olan oyunun konusu hafifletici unsurlarla rahatlatiliyor.

Oyun butunu ile cok cok guzel, tek bir kusuru var, o da biraz kisa olmasi. Oyun bastan sonra 5-6 saatte bitiyor maalesef. Buna ragmen cok basarili ve adventure seven her ps2′cinin edinmesi gereken bir oyun.