Silent Hunter IIIHala deniz yüzeyinde olan Alman denizaltısı U-47, İngiliz savaş gemisine yaklaşmaya devam ediyordu. Saldırıdan sorumlu subay Endrass, denizaltıdaki İngiliz gemileri tanımlama kitapçığından yaklaştıkları geminin HMS Royal Oak olduğunu tespit etti. U-47′nin yaklaşma pozisyonuna göre saldırı planını hazırmaya başlamıştı. Birinci subay UZO (Unterseeboot Zieloptik) ile hesaplamalarını yapmaya başladı.

“Yaklaşık mesafe 2500 metre, tahmini derinlik 7 metre. Torpidoları deniz yüzeyinden saldırı için hazırlayın.”
“Torpidolar hazır efendim.”
“Torpido kapaklarını açın.”
“Bütün kapaklar açık, saldırıya hazırız.”
“Birinci torpido… Ateş…”
“Birinci torpido ateşlendi.”
“İkinci torpido… Ateş…”
“İkinci torpido ateşlendi.”
“Üçüncü torpido… Ateş…”
“Üçüncü torpido ateşlendi.”

12:58… Üç buçuk tonluk üç tane G7e torpidosu, ateşlenmeleriyle birlikte arkalarında basınçlı havanın ve torpido üzerindeki elektrik motorlarının gürültüsü ile denizaltıyı sallayarak 30knot hıza ulaştılar. Sudaki haraketleri dinleyen “hydrophone” operatörünün sesi duyuldu “Torpidolar sorunsuz olarak yollarında. ”

Endrass çarpışmaya kalan saniyeleri sayıyordu, “beş, dört, üç, iki…”

Royal Oak’da hemen hemen bütün mürettabat uyuyordu. İlk torpido dibe demirli bir sekilde duran Royal Oak’ı ıskaladı ve büyük bir gürültü ile çapa zincirini kopararak yoluna devam etti. Mürettebat ne olduğunu anlamaya çalısıyordu. Geminin güvertesinde bir koşuşturmaca başladı. Diğer iki torpidoda Royal Oak’in güvertesine çarpmış ancak G7e tipi torpidolarda hala çözülemeyen ateşleme sorunundan dolayı patlamamışlardı. Royal Oak mürettabatı geminin su aldığının farkına varmıştı fakat hala nedenini bulamamışlardı. Bir denizaltı Scapa Flow’a girebilecek değildi ya… Kontrol Merkezi

Kaçış için tamamen güneye yönelmiş U-47 şansını bir adet bulunan kıç torpidosundan bir kere daha deneyeme karar verdi. Ancak bu saldırıda sorunlu torpido yüzünden başarısızlığa uğramıştı. Royal Oak üzerinde enteresan bir şekilde haraketlilik azalmış ve görevli mürettabat dışında hemen herkes ranzalarına dönmüştü.

Bu fırsat değerlendirilmeliydi, ani bir kararla u-47 kuzey yönüne Royal Oak’a tekrar yönelmişti. Baş torpido merkezinde yoğun bir çalışma ile yeni torpidolar atış için hazır hale getirilmeye başlanmıştı bile. Saat 01:20′ye geliyordu. U-47 bir kere daha saldırıya hazırdı.

“Torpido bir, iki ve üç hazırlansın. İki derecelik fark ile üçünü de aynı anda ateşleyeceğiz. Derinlik 5 metre, hız 30 knot.”
“Torpidolar ateşlenmeye hazır. İki derece fark, derinlik 5 metre, hız 30 knot.”
“Bir, iki ve üç. Ateş.”

U-47′nin baş tarafından ateşlenen üç torpido ve her zamankinden çok uzun süren üç dakika. “Üç, iki, bir…” Üç torpido çok küçük zaman aralıkları ile Royal Oak’ı sancak tarafından avlanmıştı. Bu sefer torpidolar patlamış ve üç ton ağırlığındaki TNT Royal Oak’ı kullanılmaz hale getirmişti. Çok kısa sürede gemi 45 derece açı ile sancak tarafına yatmaya başlamış ve süper güçlü silah kuleleri kullanılamaz halde yavaş yavaş Kuzey Atlantik’in soğuk sularında kaybolmaya başlamıştı.

“Dizel motorlar tam güç, rotamız 252 güney-güneydoğu.”

Denizaltıdaki sessizlik Royal Oak’ın tamamen sulara gömülmesi ile bozuldu. U-47′nin mürettabatı sevinç içinde bağrıyordu. Ama hala Scapa Flow’dan kaçmaları gerekliydi.

Yaklaşık yarım saat sonra Scapa Flow’daki bütün ingiliz zırhlıları güçlü ışıklarla denizyüzeyini taramaya başlamışlardı.

“Elektrik motorlarını çalıştırın, denizaltıyı 12 metre derinliğe alın. Hız standart. Gürültüye neden olan herşeyi durdurun.”

24 saat süren sessiz kaçıştan sonra nihayet U-47 Kuzey Atlantik’in açık sularındaydı. Yüzeye çıktıklarında BdU’dan Royal Oak’ın tamamen batmış olduğunun onayını aldılar, aynı zamanda ıskalayan torpido da başka bir gemiyi yaralamıştı.