Ubuntu - Eksta Repositories Ekleme

Ubuntu No Comments »

Repositories’in Türkçe karşılığı tam olarak nedir bilmiyorum ancak konuyla ilgili olanlar zaten neden bahsettiğimi biliyorlardır. Eğer Linux ve Ubuntu konularında yeni iseniz; repositories, internet üzerinden Ubuntu için güncellemeleri yaparken kullanacağınız server adresleridir.

Neden Ubuntu’nun orjinal server listesini kullan mıyoruz?
GNU/GPL lisans yasaları gereği, Ubuntu ve bir çok Linux distrosu, MP3, MPEG ve benzeri film formatları, Windows fontları vs gibi lisans gerektiren programları ve eklentileri kurmamıza orjinal server listesi izin vermiyor. Bu yüzden biz listeye kendi güvenilir serverlarımızı ekleyip, istedigimiz video, muzik dosyalarını bir sorun olmadan kullanabiliyoruz.

Repositories listesini değiştirmek için önce bir terminal penceresi açın;

1 - $ sudo cp /etc/apt/sources.list /etc/apt/sources.list.backup
2 - $ sudo gedit /etc/apt/sources.list

Açılan listeyi silip, içine aşağıdaki satırları ekleyin

## MAIN REPOSITORIES
deb http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu/ edgy main restricted universe multiverse
deb-src http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu/ edgy main restricted universe multiverse

## MAJOR BUG FIX UPDATES
deb http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu/ edgy-updates main restricted universe multiverse
deb-src http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu/ edgy-updates main restricted universe multiverse

## SECURITY UPDATES
deb http://security.ubuntu.com/ubuntu edgy-security main restricted universe multiverse
deb-src http://security.ubuntu.com/ubuntu edgy-security main restricted universe multiverse

## BACKPORTS
deb http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu/ edgy-backports main restricted universe multiverse
deb-src http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu/ edgy-backports main restricted universe multiverse

Listeyi save edip bu pencereyi kapattıktan sonra, terminal penceresine;

3 - $ sudo apt-get update

yazıp çalıstırın. Eğer ilerde bir şekilde orjinal listeyi kullanmak isterseniz unutmayın ki orjinal liste sources.list.backup adı ile /etc/apt/ klasörü altında kayıtlı.

Ubuntu - nVidia Ekran Kartı Sürücüsünün Kurulumu

Ubuntu No Comments »

Sisteminiz kurdunuz, sıra geldi sisteminizin performansı için ekran kartınızın sürücülerinin tanımlanmasına. Öncelikle bir terminal penceresi açarak işe başlayalım. Bunun için, Applications > Accessories > Terminal sıralaması ile Terminal penceresini açın.

Ekran Kartının Kurulumu için;

$ sudo apt-get install nvidia-glx nvidia-kernel-common
$ sudo nvidia-xconfig

Şu anda gerekli driverları sistemimize kurduk ancak bazı sistemlerde nvidia-xconfig otomatik olarak kurulumu tamamlamıyor. Eğer ikinci satırı çalıştırdığınızda herhangi bir hata mesajı aldıysanız.

$ sudo gedit /etc/X11/xorg.conf

yazarak, açılan configuration dosyasında “nv” yazan yeri bulun ve “nvidia” ile değiştirin. Sisteminizi restart edin, açılış sırasında kocaman bir nVidia logosu görüyorsanız kurulumunuz başarı ile tamamlanmıştır.

Ubuntu 6.10 Edgy - Kurulum Notları

Teknoloji, Bilgisayar, Ubuntu 2 Comments »

Kurulumunuz için ilk yapmanız gereken şey tabii ki ubuntu edgyeft .iso dosyasını buradan bilgisayarınıza indirmek. İndirdiğiniz bu dosyayı Nero veya Alcohol benzeri bir CD yazma programı ile bootable bir şekilde CD’ye kopyalamanız gerekmekte.

Sisteminizi yeni yazdığınız CD ile boot ettiğinizde, ilk önce aşağıdaki gibi bir ekran karşınıza gelecek,

Ubuntu - Boot Ekrani

Bu ekranda Start or Install Ubuntu seçeneğini seçip Ubuntu’nun Live CD’sinin açılmasını bekliyoruz. İlk açılış olduğu için sisteminizin hızına göre biraz yavaş sürebilir. Bir süre sonra karşınıza aşağıdaki ekran çıkacak.

Sistem açıldıktan sonra masa üzerindeki Install ikonuna çift tıklayarak Ubuntu’yu sabit diskinize kurmaya başlayabilirsiniz. İkona çift tıkladıktan sonra karşınıza aşağıdaki pencere gelecek

Ubuntu - Dil Seçimi

Dil seçiminizi yaptıktan sonra Forward’a tıklayarak bir sonraki pencereye geçin. Bir sonraki pencerede karşınıza aşağıdaki ülke ve saat dilimi seçim penceresi çıkacak.

Ubuntu -Ülke ve Saat Dilimi

Bulunduğunuz ülkeyi seçtikten sonra tekrar Forward diyerek klavye seçim ekranına geçin. Kullanmak istediğiniz klayve çeşidini aşağıdaki ekrandan seçin

Ubuntu - Klavye

Seçiminizi yaptıktan sonra Forward’a tıklayarak kişisel bilgilerinizi gelen ekrana girin.

Ubuntu - Kullanıcı Profili

Bilgilerinizi girdikten sonra bir sonraki adıma, yani sabit diskinizde partition ayarlama aşamasın geçin. Burası biraz tehlikeli ve dikkatli olmanız gereken bir pencere. Eğer tek bir işletim sistemi kuruyorsanız ve bütün sabit diskinizi silmek sizin için sorun değilse benim yaptığım gibi aşağıdaki penceredenn Erase Entire Disk seçeneğini seçerek Ubuntu’nun sizin için bütün ayarları yapmasını sağlayabilirsiniz.

Ubuntu - Prepare Disk Space

Eğer sisteminize iki işletim sistemi kurmak istiyorsanız benim kişisel tavsiyem önce Windows’u install edin. Windows’u install ederken partition ekranında Ubuntu için un-allocated bir partition yaratın. Sanırım 8-10GB’lık bir yer yeterli olacaktır. Sonra Ubuntu’yu kurarken Partition ekranında kullanılmayan sabit diskinize kurulum ile ilgili seçeneği seçin. Ubuntu Windows’a zarar vermeden, boş partitiona kurulumunu yapacak ve otomatik olarak bilgisayarınız dual boot yapacak.

Partition ayarlarınız bittikten sonra, bir sonraki pencere geçin. Burası şu ana kadar yaptığınız ayarların küçük bir özeti.

Ubuntu - Ready to Install

Uzun bir bekleyişten sonra Ubuntu Kurulumu tamamlanacak. Kurulum bittikten sonra sisteminizi restart edip, ilk başta belirlediğiniz kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapın. İyi eğlenceler.

Silent Hunter IV - Wolves of the Pacific

Bilgisayar Oyunları No Comments »

2005 yılında Silent Hunter III o yıla kadar yapılan en iyi denizaltı simulasyonu idi. Aslında düşünülecek olursa sanırım Silent Hunter III elle tutulur tek denizaltı simulasyonu idi. Ubisoft, önce bu simulasyon türünü güzelce elden geçirip güçlendirdi, daha sonra da kendi serileri olan Silent Hunter’ı mükemmelliğe doğru taşımaya başladılar. Dün (20 Mart), Ubisoft serinin yeni oyunu Silent Hunter IV - Wolves of the Pacific (Pasifiğin Kurtları) isimli en yeni Silent Hunter’ı piyasaya sürdü. İsminden de tahmin edebileceğiniz gibi bu sefer oyunda 2. Dünya Savaşında Japon Donanmasına karşı bir Amerikan denizaltısını kumanda ediyorsunuz.

Silent Hunter III’de Nazi Almanyası’nın Kriegsmarine ile yaptığının aynısını bu sefer Silent Hunter IV’de Amerikan Donanması ile yapacağız. Bu sefer bir U-Boat kaptanı olup Atlantik Okyanus’unda sinsi sinsi konvoy aramak yerine, oyunun bir önceki sürümünde yaptığınız gibi, değişik Amerikan denizaltılarını seçip bu sefer Pasifik Okyanus’unda kendimize düşman gemileri arayacağız. Her ne kadar Amerikan denizaltılarının önemi tarih kitaplarında çok fazla yazılmasa da, aslında bu denizaltılar Japon’ların deniz aşırı kaynaklarının kesilmesinde çok önemli rol oynadılar.

Sadece iki çeşit gemi var: Denizaltılar ve Avlar

Oyun gerçek savaş süresince size çeşitli görevler verecek. Size bir denizaltının kumandası verilecek, denizaltı ile elbette ki mürettebatta, ve açık denizlerde devriye gezmeye çıkacaksınız. Dünya üzerinde yakıtınız yettiğince her yere gidebilirsiniz, ancak büyük ihtimalle kalabalık kargo gemileri arasında olmayı tercih edeceksiniz. Oyunda ki seferler tamamen dinamik değil, yani savaş sizin durumunuza ve konumuzuna göre simule edilecek. Ancak tabii ki mantıksız gelişen hiçbirşey yok. Örneğin; bir Japon limanının açığında yeterince uzun süre beklerseniz, büyük ihtimalle seferden dönen bir düşman gemisi görebilirsiniz. Ya da Japon kargo gemilerinin kullandığı rota üzerinde beklerseniz, garanti ediyorum ki büyük bir düşman konvoyuna denk geleceksinizdir. Kolay görevleri başarı ile yerine getirdikçe, ana komuta merkezi tarafından daha zorlu ve daha ne yapacağınızın belirli olduğu görevlere atanacaksınız. Bu yüzden görev çok basit olsada en iyi şekilde yerine getirmeniz gelecek görevleriniz için size avantaj sağlayacaktır.

Önceki sürümleri gibi, Silent Hunter 4 de gereğinden fazla gerçekçi bir savaş oyunu olabilir. Ancak zorluk ve gerçekçilik ayarlarını öğrenme sırasında minimum da tutabilirsiniz. Oyunun bu sürümünde, her bir mürettabatınızı geminin ihtiyaç duyulan yerlerine atayabilirsiniz. Eğer torpidoların bir an önce yüklenmesine ihtiyacınız varsa torpido odasına daha fazla denizci gönderebilirsiniz. Elbette ki, ben bunlarla uğraşmak istemiyorum sadece gemi batıracağım derseniz, bunu da gerçekçilik ayarlarını azaltarak yapmanız mümkün. Ancak, denizaltınızın performansını maximuma çıkartabilmeniz için her bir denizciyi ayrı ayrı görevlendirmeniz gerekmekte. Her denizcinin kendine ait yeteneği var ve bu yetenekler zaman içinde daha da gelişebilir. Yani, gözleri keskin bir denizciyi gözcü olarak kullanmanız, düşman savaş uçaklarının diğer denizcilere kıyasla daha önceden farkedilmesini sağlayabilir. Tabii ki bu da size acil dalış sırasında ekstra bir kac saniye sağlayabilir. Oldukça değerli bir kaç saniye…

Silent Hunter 4

Denizaltıların görevi elbette ki düşman gemilerini batırmak, ve tekrar bu sizin tercihinize bağlı olarak 100% gerçekçi ya da düşman gemisinin üzerine klikleyip, torpido ateşlemek derecesinde kolay olabilir. Bence kolay ve bir o kadar da sıkıcı… Seferiniz sırasında düşman gemileri ile karşılaştığınızda, çeşitli taktikler kullanarak hedefinize yaklaşmanız lazım. Periskop derinliğinde kalıp surpriz bir saldırı ile mi düşmanlarınızı avlamak isterseniz? Eğer etrafta düşman konvoyunu koruyan hiç bir savaş gemisi yoksa, suyun yüzeyinde kalıp güverte topunu kullanarak kargo gemilerini tek tek avlayabilirsiniz. Eğer etrafta muhrip gemileri varsa, çok sessiz manevralar ile uygun pozisyona hareket edip, torpidolarınızı hedeflerinize gönderip Pasifik’in derinliklerine kaçabilirsiniz. Ya da zoru başarmak istiyorum derseniz, önce muhrip gemisini batırıp sonra suyun yüzeyine çıkıp kargo gemilerini batırabilirsiniz.

Oyunun gerçekçiliğini maksimuma getirirseniz, torpido ateşlemek için yapacağınız hesaplamaların oldukça hassas olması gerekiyor. Örneğin; periskobu kullanarak, gördüğünüz hedefi tanımlamanız gerekiyor. Elbette bunun için denizaltınızda bulunan tanımlama kitapçığını kullanacaksınız, yolcu gemilerini batırmak istemeyiz. Hedefinizin hangi sınıf gemi olduğunu tanımladıktan sonra, periskobunuzdaki geminin yüksekliğini ve uzunluğunu öğrenebilirsiniz. Bu ve buna bağlı bilgiler, denizaltınızın torpido bilgisayarına yüklenip, torpidolarınızın hedefi vurmasını sağlayacaktır. Eğer ben bunlarla uğraşamam derseniz, gerçekçilik ayarlarını azaltıp, düşman gemisinin üzerine klikleyip torpidolarınızı ateşleyebilirsiniz.

Dinamik görevlere ek olarak; Silent Hunter 4, oyunun bir önceki sürümleri gibi, tarihteki gerçek savaş senaryolarını oynayabileceğimiz tek görevlik oyun moduda sunuyor. Bu oyun modunda direk olarak savaşın olduğu yerde oyuna başlayıp görevi tamamlamaya çalışıyorsunuz. Bunu tek başınıza yapmak istemezseniz oyunun multiplayer özelliğini kullanarak arkadaşlarınız ile birlikte yapabilirsiniz.

Silent Hunter 3 kesinlikle kusursuz bir oyundu, Silent Hunter 4 - Wolves of the Pacific ise yeni özellikleri ile çok çok daha iyi. Şeffaf deniz suyu ve sudaki efektler harika. Denizaltılar ve gemiler oldukça keskin ve gerçekçi çizgiler ile modellenmiş. Periskobunuza çarpan dalgalar size inanılmaz bir denizaltı tecrübesi yaşatıyor. Ayrıca doğru zamanda doğru yerde iseniz, tarihte gerçekten yaşanmış bir deniz savaşını periskobunuzdan sinema netliğinde izleyebilirsiniz.

Google’da çalışmak istiyorsanız

Teknoloji, Merak Ettiklerim No Comments »

Her ay 100.000 kişinin iş başvurusu yaptığı Google’da çalışmak için önce şirketin anketini çözmek gerekiyor. Adaylara hangi hayvanları beslediği bile soruluyor.

Köpek bakıcılığından ya da garsonluktan para kazandınız mı? Tek başınıza mı daha iyi çalışırsınız yoksa takım içinde mi? Peki herhangi bir konuda dünya rekoru kırdınız mı? Doğru cevaplar size Google’da çalışma fırsatı getirebilir.

New York Times’ın haberine göre, şimdiye kadar hep en yüksek not ortalaması olan adayları tercih eden Google, artık kitabı yayınlanmış ya da kendi kulübünü kurmuş ilginç profillere öncelik veriyor. Ayda 100.000’e yakın iş başvurusu alan şirket, en iyi adayı seçebilmek için internet üzerinden bir anket doldurtuyor. Cevaplarda tavırlar, davranış, kişilik ve liseye kadar inen özgeçmiş detayları dikkate alınarak seçim yapılıyor.

Sorular, adayların bilgisayara ilk ne zaman ilgi duyduğundan sivil toplum örgütlerinde çalışma deneyimlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Google matematikçileri tarafından hazırlanan bir algoritma yardımıyla sıfırla yüz arası bir puan alan adayların “kaotik ve rekabetçi” Google kültürüne adım atıp atmayacakları belirleniyor.

ACİL ELEMANA İHTİYAÇ VAR
Google Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Laszlo Bock, sürekli büyüyen markanın yeterli sayıda eleman bulmakta zorlandığından bahsediyor. Bock, geleneksel işe alım prosedürleriyle en iyi adayları göz ardı etmekten endişe duyduklarını da anlatıyor.

HAFTADA ORTALAMA 200 KİŞİYE İŞ İMKANI
İstatistiklere bakıldığında son üç senede Google çalışanlarının sayısının iki kat arttığı görülüyor. Şu an 10.000 elemanı olduğu halde, Bock bu sene içerisinde bu sayının da iki katına çıkabileceğinin sinyalini veriyor. Bu da, Google’ın haftada ortalama 200 kişiye iş imkanı yarattığını gösteriyor. Google’a General Electric’ten geçen Bock, maksimum hızla kalifiye insanlara ulaşmak için yüksek not ortalaması ya da mülakat gibi klasik metodlardan ‘Google’a has’ yöntemlere geçtiklerini belirtiyor.

GOOGLE’A HAS SORULAR:
Psikolog Todd Carlisle tarafından hazırlanan sorular ‘Google’a has’ anlayışı açıkça ortaya koyuyor.

Bu soruların bazıları temel bilgilere yönelik:
* Hangi programları kullanıyorsunuz?
* Hangi internet sitelerine üyesiniz?
Bazıları davranışı ön plana çıkarıyor:
* Çalışma ortamınız düzenli mi dağınık mı?
Bazıları da kişilikle ilgili:
* İçe kapanık mısınız? Yoksa dışa dönük bir karakteriniz mi var?
Bazıları da geleneksel insan kaynakları anlayışını zorlayacak nitelikte:
* Hangi dergilere abonesiniz?
* Hangi evcil hayvanları besliyorsunuz?

Carlisle bu sorular sayesinde, hem iş performansını yükseltecek, hem de Google’ın sosyal ortamını canlandıracak kişilere ulaşılabileceğini söylüyor. Okuldaki başarının her zaman en önemli kriter olmadığına, hatta bunun zaman zaman iş performansına zarar verebileceğine değiniyor. Her yıl personelinin sadece yüzde 4’ünün işten ayrılmasıyla gurur duyan Google, Silikon Vadisi’ndeki diğer şirketlere de, elemanlarının memnuniyetini yansıtan bu rakamlarla fark atıyor.

Caesar IV - PC Oyunu İnceleme

Bilgisayar Oyunları No Comments »

Roma belki bir günde inşa edilmedi ancak Caesar oyununun yeni serisi ile biz kendi Roma şehrimizi imparatorluğumuzun ihtişamı için bir günde kurup, güçlendirebiliriz. Binlerce yıl öncesinde yaşamış olmalarına rağmen, Roma halkının da bizim isteklerimize benzer istekleri varmış, halkımızın isteklerine çözümler bulmak bir şekilde bizim için hem ögretici hemde eğlendirici. 8 yıllık aradan sonra en belirgin değişiklik elbetteki oyunun kusursuz 3D grafikleri. Caesar IV, Tilted Mill tarafından geliştirildi, yani daha önceki Caesar oyunlarını yapan firma ile aynı firma, oyunun tasarımcıları ne yaptıklarını gerçekten çok iyi biliyorlar ve yine harika bir oyun ortaya çıkarmışlar. Bu oyun eski Caeasar sürümlerinin ruhuna sahip harika bir sürüm, ancak elbetteki kusursuz değil.

Caesar IV

Ceasar IV oyunundaki amacımız, bize verilen görevleri tamamlayıp görkemli Roma şehirleri oluşturmak. Örneğin, Roma’nın tahıl ihtiyacını karşılamak için çiftlikler kurup, bunları deniz yoluyla Roma’ya göndermeniz gerekebilir. Ya da Roma’nın komşularını etkilemek için kültürel zenginliğinizi Dünya’ya tanıtmak gibi bir göreviniz olabilir. Ama göreviniz ne olursa olsun, boş bir harita üzerinde yepyeni bir şehir inşa etmeniz gerekiyor. İşlevsel bir metropolü küçük bir haritaya sığdırmak gerçekten kolay değil, ancak başarılı olduğunuzda Roma’nın gözünde saygın bir vali olacağınızı garanti ediyorum.

Hemen her şehir inşası oyununda olduğu gibi, bu oyunda da uygarlığımızı şehrimizin altyapısına yansıtmamız lazım. Her türlü detay sizin kontrolünüzde. Evler, sağlık hizmetleri, gıda üretimi ve dağıtımı, halkın güvenliği, din ve daha bir çok konu. Eğer halkınızı doyuramıyorsanız, nufusunuzun kalabalık olmasının hiç bir amacı yok. Yada yüzlerce görkemli binanızın olması, bakımlarını yapacak yeterli mühendisiniz yoksa, size oldukça pahalıya patlayabiliyor. Binalarınızın yada nufusunuzun durumu ne olursa olsun, oyunda aslalon kendine yetecek bir şehir inşa etmek. Kendi devamlılığını sağlayan bir şehir ve içinde yaşayanları izlemek bana kalırsa bu oyunun en eğlenceli anlarından biri. Halkınızın şehrin içinde gezinmesi, işe gitmeleri, alışveriş yapmaları, gladyatör dövüşlerini izlemeleri, ve daha neler neler. Ancak oyunda sadece binalar yapıp, halkın ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değil. Şehrinizin estetiğide halkınızın mutluluğu için çok önemli bir unsur. Halk, hatta fakir halk bile, göz zevklerini bozan yapılar görmek istemiyorlar. Ticari bölge ile halkınızın yaşadığı alanları ayrı tutmanız lazım, eğer birbirlerine yakınlarsa da aralarına ağaçlar dikerek, heykeller yaparak halkınızın yaşadığı bölgenin arzu edilen yerler olmasını sağlamanız lazım.

Caesar 4

Caesar IV oyunu gerçek Roma İmparatorluğu’ndaki halklar arasındaki sınıf sistemini oyuna da taşımış. Halkın en alt sınıfı olan “plebs”‘ler yani işçi sınıfı tarlalarda, fabrikalarda çalışıyorlar ve temel gıda ve kıyafet gibi sadece temel tüketim malzemelerine ihtiyac duyuyorlar. İşçi Sınıfının bir üstündeki sınıf “equite”‘ler yani orta sınıf, bunlar daha lüks evlerde yaşayıp öğretmen, vergi memuru, doktor vs gibi işlerde çalışıyorlar. Sınıflarının daha yüksek olmasından dolayı bu halk daha yüksek maaş alıyorlar ve temel ihtiyaçlarının yanı sıra mobilya ve şarap gibi lüks tüketim mallarına da ihtiyaç duyuyorlar. Ve sıra geldi “noble”‘lara yani asillere, bunlar büyük villalarda yaşayan ve mutlu edilmesi gerçekten çok zor olan halk. Bu sınıf yaşamları için çalışmıyor, sahip oldukları topraklardan gelen paralar ile yaşamlarını devam ettiriyorlar. Asillerin temel ihtiyaçlara ve lüks tüketim mallarına ihtiyaçları olduğu kadar mutlu olabilmeleri için egzotik ürünlere de ihtiyaçları var. Bunların kahrını çekiyoruz ama, asillere yüksek vergi uygulayarak şehrimizin ihtiyacları için paralar toplayabiliyoruz. Kendi kendine yeten bir şehir için her üç sınıftan halka ihtiyacımız var. Asillere ihtiyacınız var çünkü elle tutulur bir şekilde vergilendirebileceğiniz tek sınıf asiller. Bu halkın mutluluğu için ciddi bir altyapıya ihtiyacınız var. Örneğin, egzotik ürünleri şehrinize getirebilmek için limanlara, bu ürünlerin masrafını karşılayabilmek için de kendi şehrinizde ürettiğiniz ürünleri ihraç etmeye ihtiyacınız var. Böylece ekonominizi güçlü tutup, maddi zarara girmeden asilleri mutlu edebilirsiniz.

Ticaret sizin şehrinizin, Roma ile bir bütün olarak ve imparatorluğun sorunsuz bir parçası olabilmeniz için çok önemli. Izole olmuş bir şehir olmaktansa, Roma’nın diğer şehirleri ile ticaret yapan ve Roma’ya borcu olmayan bir şehir olmanız sizin valiliğinizin kalıcı olmasında önemli rolü var. Diğer şehirler ile ticaret yapmaya başladığınızda şehrinize sürekli olarak kervanlar ve gemiler gelip ithalat ve ihracat yapmanıza yardımcı olacaklar ve bu sizin ekonomik olarak büyümenize yardımcı olacaktır. Burada dikkat etmeniz gereken konu, başkent sürekli olarak sizden gıda, para, mermer vs gibi ürünler isteyecek. Bunları vaktinde Roma’ya ulaştıramamak sizin başkentte populerliğinizi azaltıp, bir noktada Roma’nın sizı valilikten almasına neden olabiliyor. Bu tip durumlarda bir iki kere başkente hediye göndererek kendiniz kurtarabiliyorsunuz ama güçlü bir ekonomi yaratıp Roma’nın isteklerini karşılamak, hediyeler ile Roma’yı mutlu etmekten daha kolay.

Tabii ki bir Roma şehri olduğumuz için düşmanlarımızda oldukça fazla, özellikle bir sınır şehrinin valisi iseniz askeriyede en az ekonominiz kadar güçlü olmalı. En güzel savaş taktiği şehrinizin etrafına duvarlar yaparak gelen barbarları bir süre yavaşlatmak. Bu sırada siz ordularınızı uygun yerde konuşlandırabilirsiniz. Geçen süre içinde de barbarlar şehrin bir duvarını yıkarak içeri girmeye çalışırken onların bozulan düzeninden yararlanıp saldıraya geçerek düşmanı yenebilirsiniz. Unutmayın ki şehriniz kuşatma altıntadayken kervanlar ve gemiler şehrinize gelemediği için uzun süre kuşatma altında kalmak ekomonize zarar verebilir.

Görsel olarak Ceasar IV harika grafiklere sahip. Şehrinize yukarıdan bakınca sanal bir şehrin hayata nasıl geçtiğini izleyebiliyorsunuz. Güzel ışık ve hava efektleri ile şehrin manzarası çok daha gerçekçi gözüküyor. Yakın planda suyun dalgalanması ve işcilerinizin çalışmasını izlemek oldukça eğlenceli ve gerçekçi. Arada işleri olmayan işçilerin dans edip, uçurtma uçumalarını görmek sizi kızdıracak olsada emin olun ki onların boş oturmasının sebebi sizin hatanızdan kaynaklanıyor :) Elbette bu grafikleri bu kadar net görebilmeniz için güçlü bir bilgisayara sahip olmanız lazım.

Özetle Caesar IV, güzel tasarlanmış, her level için başında saatler harcamamızı sağlayan, harika grafiklere ve iyi hazırlanmış haritalar ile herkesin sahip olması gereken bir oyun. İyi eğlenceler.

Samsung SyncMaster 205BW

Teknoloji, Urun Inceleme No Comments »

Göz alıcı tasarımların yanında oldukça sade çizgilere sahip ürünleriyle de tanıdığımız Samsung, SyncMaster ailesine eklediği yeni bir LCD monitörle karşımıza çıkıyor. 205BW, monitöründe kullanım detaylarına takılmak istemeyen kullanıcılara hitap ediyor. 20.1 inç büyüklüğündeki geniş ekran, 1680 x 1050 çözünürlük sunuyor. Piyasadaki modellerin çoğundan farklı olarak 205BW, 6 ms tepki süresi ile çalışıyor. İnce bir çerçeve içerisinde bulunan ekranın kontrolleri de oldukça basit. Ön panelde bulunan 6 adet tuş ile yönetilen menü, en deneyimsiz kullanıcıya bile kolay bir kullanım sağlıyor. Ayak tasarımında hem sadeliği hem de kullanışlılığı ön plana çıkaran monitörün yükseklik ve konumlandırma ayarları son derece hassas. Ayrıca bu kullanışlı ayak yapısı monitörün masa üzerindeki yönünü tek bir parmak hareketiyle kolayca değiştirebilmenizi sağlıyor. Üstelik tüm bu özellikler, 450 dolar gibi uygun bir fiyatla kullanıcıya sunuluyor.

Entries RSS Comments RSS Giriş

Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
Bu sitedeki bütün yazılar
Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
altında tescillidir.