Turk Siyaseti’nin Gulen Yuzu

Guncel No Comments »

Yine akşam üzeri, yine iş çıkışı, yine yoğun ve yorgun bir gün sonu.

Günlük telaş içinde koştururken televizyonlar, radyolar çoktan haberi vermiş de ben duymamışım.

Her akşam olduğu gibi, üzerimizde akşam telaşı ve ben televizyonda, yıllardır kişiliğine büyük saygı duyduğum o özel insanın vefat ettiğini öğreniyorum.

“ Erdal İnönü’yü kaybettik.”

Evet biliyorum hastaydı, tedavi görüyordu ama bu kadar çabuk mu diye sordum kendime.

İnsan kişiliği ile saygı duyduğum değerli bir devlet ve bilim adamıydı O.
Sahip olduğu soyadının altında ezilmeyen, sıradan bir vatandaş gibi yaşamaya özen gösteren, fiziğe gönül vermiş, politikayı pek sevememiş, omuzlarda taşınmaktan asla haz etmeyen halktan, halkın taa içinden biriydi.

Tüm bunları düşünürken oğlum yanıma geldi.

Gözlerimden bir iki damla yaş düşmüş farkında değilim, oğlum fark etmiş.

Çocuk saflığı ile sordu bana “ Annecim, yine kim öldü?” – Alıştık ya bu ara şehit haberlerine ağlamaya, çocuk aklı işte-

“ Erdal İnönü anneciğim “ dedim.

Tanımıyor tabii henüz 4 yaşında bir çocuk O.

“ O kim anne?” diye sordu.

Yanağını okşadım oğlumun.

“ Türk Siyaseti’nin gülen yüzüydü “ dedim ve devam ettim:

“Şimdi anlatsam da anlayamazsın ama büyüdüğünde tanıyacak, anlayacak ve seveceksin. Ne yazık ki şansızsın yavrum, O’nunla aynı dönemi paylaşamadın” dedim.

Türk Ulusu’nun ve değerli ailesinin başı sağ olsun, ışıklar içinde uyusun.

En Buyuk Cosku ve Bir Ani

Guncel No Comments »

Her yıl 29 Ekim geldiğinde Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken ulu önder Atatürk’ün 28 Ekim günü kurmaylarıyla yaptığı konuşmadaki o cümleler gelip yerleşiverir aklıma: “ Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.”

Bu cümle, emperyalizm karşısında dünya tarihinde alınan tek zaferin kahramanları olarak tarihe geçen bir ulusun yaşadıklarının ve bir enkazdan yeni bir ulus doğmasının özetidir sanki.

Savaşı kazanmak yetmeyecektir. Asıl zafer, eğitimle, ekonomiyle, kılık kıyafetle her şeye yeni baştan başlandığında gerçekleşecektir.

* * * * * * *

Atatürk’ü düşündüğümde bir de çok eski bir aile dostumuzdan defalarca dinlemekten bıkmayacağım bir anı düşer aklıma: “Şu anda seksen yaşında olan aile dostumuz o dönemlerde 9 -10 yaşlarındadır.

Yaz aylarında arkadaşları ile birlikte Moda açıklarında denize girmektedirler.

Yine böyle bir gün Savarona Yatı’nı ve yatın içinde içinde Atatürk’ü görürler.

Hep birlikte Ata’larını görmek için Savarona’ya doğru yüzmeye başlarlar.

Çocukları görünce yatta da hareket başlar.

Çocukların Savarona etrafına gelmesini görevliler engellemek isterler. Bu fikre şiddetle karşı çıkar Atatürk.

Çocuklara engel olunmamasını ister. “O çocuklar bizim geleceğimiz” der.

Görevliler hiçbir şey yapamaz çocukların yüzmeleri engellenmez. “

Şimdi ülkesinden uzaklarda yaşayan bu aile dostumuz ile ne zaman bir araya gelsek, o bu anıyı anlatmaktan, ben de dinlemekten hiç bıkmam ve istisnasız her defasında ikimizin de gözlerimizde yaşlar vardır.

Emperyalizm karşısında Türk Ulusu’nun aldığı galibiyet ve Cumhuriyetin ilanı ulusça bize kalan en değerli emanettir.

Hangi koşulda olursak olalım, birlik beraberlik içinde olup; ele ele tutuşup kenetlenerek
emanetimize sahip çıkalım. 84 yıl önce ve daha da öncesinde yaşanan o “zor yılları” hiç unutmayalım.
Karşılaştığımız ve karşılaşacağımız zorlukları aşmamız böylelikle daha olur belki.

Yüreklerimizdeki o en büyük coşku hiç tükenmesin.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Atamız ve bu ülke uğruna canlarını fedan eden şehitlerimiz rahat uyusunlar..

Entries RSS Comments RSS Giriş

Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
Bu sitedeki bütün yazılar
Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
altında tescillidir.